E- Posta:

info@sanathukuku.com

Tel: 0553 146 29 27

Sanatsal Terimler


A


Anatomi: Resim ve heykelde vücut yapısı.

Akım: Değişik sanat görüşleri.

Antik: Eski Yunan ve Roma sanat eserlerine verilen ad.

Amblem: Bir şeyin yazı yada resimle sembolleştirilmesi.

Alan: Bir nesnenin çevresini meydana getiren ve onu atmosferden ayıran çevresine denir. Yalnız yüksekliği ve genişliği vardır.

Asimetri: Bir eksene göre iki yanda, farklı mesafelerde yer alma.

Air-Brush: Grafik sanatlarında kullanılan ve kompresörden faydalanılarak püskürtme tarzı renkli çalışmaya denir. Genellikle illüstrasyon çalışmalarında kullanılır. Bilgisayarla grafik tasarımında da programlar içinde kullanılır.

Animasyon: Resimlere hareket kazandırma sanatı. Çizgi filmler ve bazı reklam filmlerindeki hareketli yazı ve resimler.

Afiş: Bir ürün ,olay veya düşünce amacıyla yapılan,görsel öğelerle( yazı,resim) oluşan vitrin veya duvar resmi. En eski afiş tasarlayan sanatçı  lautrec ‘tir.

Arma: Amblem anlamında da kullanılabilir. Bir kuruluş, isim veya firmanın şekilden oluşan simgesidir.

Altınkesit: Plastik sanatlarda geçerliliği görülen bir ölçü oranıdır. Bir doğru parçası eşit olmayan öyle iki parçaya bölünmelidir ki, küçük parçanın büyük parçaya oranı, büyük parçanın tüm doğru parçasına eşit olsun.

Yani: A:B= B : ( A+B)

Arabesk: Bir biri içine girip çıkan hat ve eğrilerin meydana getirdiği bir bezeme biçimi.


B


Büst: Başı ve göğsün üst kısmını içine alan insan heykeli.

Biçim: Form bir şeyin şekli.

Boya: Bünyesinde renk bulunan maddelere boya denir.

Bellekten Resim: Daha önce görülmüş,öğrenilmiş yada başımızdan geçmiş bir olayı canlandıran resimlere denir.

Barok: 1600 ile 1750 yılları arasında Avrupa’da uygulanan bir sanat üslubudur. Barokta bütün formlar şişirilmiş ve çıkıntılar haline gelmekte ve yüzeyler girintili çıkıntılı biçimde düzenlenmektedir. Bu tarz önce mimaride, sonra heykelde görülmesine rağmen, barok eğilimi önce Michelangelo’ nun şişkin formlu heykellerinde gözlenmiştir. Heykelle mimari yapı, bir birine tamamen kaynaşmış durumdadır.

Bordür: Kapı ve pencere gibi mimari kısımların, panoların, halıların etrafını kuşatan çerçeve biçiminde, süslü ya da süssüz, düz ya da çıkıntılı, dar ve uzun parçalara denir.


C – Ç


Çizgi: İki alanın kesiştiği sınıra çizgi denir. Yalnız uzunluğu vardır.


D


Deformasyon: Konunun özelliğini bozmadan,konuyu daha etkili anlatabilmek için bazı yerlerini olduğundan fazla göstermek. Resimde biçim bozma.

Detay: Bir bütünün en küçük parçaları, en ince noktaları, ayrıntı.

Doku: Plastik sanatlarda ,model olarak kullanılan varlıkların yüzeyini kaplayan örtünün görünümü ve niteliğine denir.

Denge: Resimde denge, çizgiler,renkler, biçimler ve lekelerle kurulur. Simetrik çizgiler,biçimler ve renklerle denge kurmak kolaydır. Ancak simetri resme monoton bir hava verdiği için değişik ölçüler arasında denge aranmalıdır. Resimde dengeyi daha çok dik ve yatay çizgiler kurar. Tek yönlü eğik çizgiler dengeyi bozarlar. Eğik çizgileri bir birinin zıt yönlerde yerleştirmek suretiyle denge sağlanabilir.

Desen: Konunun çizici resim araçlarıyla bir yüzey üzerine işlenmesine denir. İki tarzda  çalışılır. 1- Doğrudan doğruya çizgi ile yapılan desen. 2- Çizgi ve açık – koyu değerlerle yapılan desen. Ortaçağ deseni sanat eseri olarak tanımamıştır. Sanat eseri olarak desen ilk kez 15 yy.’ da görülür.

Dizayn: Bu terim güzel sanatların bütün çeşitleriyle ilgilidir. Renkli ve çizgi resimde, renklerin, biçimlerin, düzenini ve dengesini anlatır.


E


Eskiz: Bir resme başlamadan önce yapılacakları tasarlamak,taslak,ön çalışma.

Estetik: Güzelliğin insan aklı ve duyuları üzerindeki etkilerini konu alarak ele alınan felsefe dalı.

Enteriyör: Bina içini gösteren resimlere denir. Konular oda içi,koridor yada tarihi eserlerin iç kısımlarından olabilir.

Enformal Sanat: Geometrik biçimlere dayanmayan sanat.1930’lardansonra ortaya atılan bir sanat türü. Bu sanat taraftarları giderek nesnesizlikten biçim yokluğuna değin bir çalışma içine girdiler. Enformal sanat anlayışında  olanlar, strüktürler, tekstürler ve malzeme kırıklıklarının etkilerine değin yeni bir çok şeyi resme soktular. Bu sanat türünde her türlü  boya ve malzeme  denemeleri de yapılır. Lirik soyutlama anlayışı da enformal sanat içinde yer almaktadır.(Lekecilik)

Ekslipriz: Bir kimsenin isminin baş harflerini ilgili bir resimle birlikte düzenleyip sembolize etmektir. Bu semboller etiket olarak hazırlanır ve kişinin sahip olduğu kitap kapaklarının iç yüzüne konulur. Özgün baskı teknikleriyle basılır.

Egzotizm: Yabancı ülkelere ve oralardaki yaşama olan hayranlıktır. Fransız klasizmi zamanında Fransa’da Doğu yaşamına olan ilgide görülür.

Esin: Bir sanatçının aldığı izlenimlerle kafasında birden doğan son derece ilginç kişisel görüşlere denir.


F


Fantastik: Gerçek olmayan, hayal edilen.

Figür: İnsan ve hayvan resimleri.

Fresko: Kireç ve mermer tozu karışımı yaş sıva üzerine yapılan resim..Duvar resmi.

Form: Resim ve heykel sanatında yapıtın tümünü kapsayan ışık-gölge,açık-koyu, dış görünüş, bünye, anatomi gibi o yapıtı oluşturan elemanların tümü.

Fikzatif: Pastel resimlerde boyalar,sarsıntı ile kağıdın üzerinden dökülebilir yada rutubet etkisi ile bozulur. Boyaların dökülmemesi için fikzatif denen sabitleyici sprey hazırlanmalı ve çalışma fikse edilmelidir.

Füzen: Söğüt ağacı dallarından yapılan ve desen çiziminde de kullanılan bir tür kömür.

Fantezi: Tasarım ve hayal demektir. Sanatçının fantazisi denince sanatçının tasarım ve hayal gücü anlaşılır.

Flomaster: Keçe veya cam elyaf uçlu kalem.

Figüratif: Resim ve heykelde doğayı ve nesneyi biçim olarak gösteren eser. Son zamanlarda soyut sanatın ortaya çıkmasından sonra, eserde doğadan istifade edildiğini belli etmek için figüratif terimi kullanılarak sanatçının doğacı anlayışı açıklanmaktadır.


G – Ğ


Görsel Sanatlar(Plastik Sanatlar): Çizgi,boya ve hacim veren maddelerle göz duyumuzu algılayan sanatlara denir. Resim,heykel,mimari ve fotoğraf sanatı gibi…

Güzel Sanatlar:  Beş dalda gruplandırılır. Mimari, resim, heykel, müzik ve edebiyattır. Bunlardan  mimari, resim ve heykele plastik sanatlar denir. Plastik sanatlar deyimi bu sanatların üç boyutlu oluşu ve derinlik ifadesinin bu sanatların anlatım alanına girmesi.

Grafik Sanatlar: Yapılan resimleri türlü baskı teknikleriyle çoğaltma sanatı. Dürer’den bu yana gittikçe gelişmiş olan grafik sanatlar özellikle çağımızda büyük bir gelişme kaydetmiştir.

Geleneksel Sanat: Akademik sanat. Belli kurallara göre yapılmış eser.

Gotik: Ortaçağ sanatında bir üslup devresidir. Bu ismin ortaya çıkmasında italya ressam Ghiberti’nin rolü olmuştur. Barbar sanatı olarak bilinen gotik daha çok mimaride uygulanmıştır. Fransız mimarisinde gotik üslubu rönesans’a kadar sürmüştür.


H


Hacim: Bir nesnenin atmosfer içinde kapladığı yere denir. Genişlik, yükseklik ve derinlik içerir.

Hareket: Çizgi ve yüzeylerde yapılan yön değişiklikleri resme hareket kazandırır. Genel olarak yatay ve dik çizgiler durgunluk; eğik ve kavisli çizgiler de hareket yaratır. .Resimde simetri nasıl monoton bir etki bırakırsa ,hareketsizlikte durgunluk verir.

Hat Sanatı: Arap harflerini kullanarak yapılan ve resimsel bir estetik değer taşıyan yazı sanatıdır.


I – İ


Işık – Gölge: Model çizgi ile tesbit edildikten sonra işlenişi ışık-gölge ile sağlanır.  Böylece modelin hacim ve derinliği daha belirgin hale gelir. Işığın aydınlatma derecesine genel olarak ton denir.

İmgesel Resim: Gerçekleşmesi olanaksız veya çok güç olan konuların resmini yapmaktır.

İllüstrasyon: Her hangi bir konunun resimle anlatımı. Kitap resmi.

İtalik: Sağa eğik yazı anlamında kullanılır. Tipografik bir deyimdir.

İdealizm: Hayali düşüncelere yani idelere göre eser yaratma görüşüdür. Eski yunan klasik dönem anlayışı. Descartes, Goethe ve Hegel idealist felsefesinin öncüleridir.

İlkel Sanat ( Primitif  sanat)lkel kavimlerin  sanatı. Mimarilerinde ağaç, saz, balçık kullanılır. Resim yalnız eşya süslemelerinde kullanılır.


J


K


Kompozisyon: Ritm,denge,hareket,oran,kontrastlık,armoni gibi elemanların tablo alanına matematik ve geometrik ölçü ve düzenlerde yerleştirilmesidir. Parçaların bir bütün içinde, bir düzen gösterecek biçimde bir araya getirilmesidir.

Kanon: İnsan figürünün çiziminde kullanılan orantılar ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini içeren bir kural yada sistemdir. Kanon “modül “ adı verilen bir ölçü birimini temel alır.

Ksilografi: En eski baskı türlerinden biridir. Yapılış şekli bakımından linolyum baskıya benzer. Kalıp olarak tahta kullanılır. Bu yüzden de bu baskı türüne Ağaç baskı  da denir.

Kolaj: Kağıt, kumaş, plastik, boya vb. malzemeler ile bir yüzey üzerine yapılan resim tekniğidir.

Kontraslık (Renk Zıtlıkları) : Zıt renklerdir. Bunlarda renk çemberinde bir birinin tam karşısına denk gelen renklerdir. Mavi- Turuncu , Kırmızı- Yeşil , Sarı- Mor  gibi. Zıt renkler bir birinin kuvvetlerini artırır, şiddetlendirir.

Kros: Matbaacılıkta kullanılan bir terimdir. Montajı yapılan filmlerin kaymaması için köşelere atılan  +  şeklindeki işarete denir.

Kros: Matbaacılıkta kullanılan bir terimdir. Montajı yapılan filmlerin kaymaması için köşelere atılan  +  şeklindeki işarete denir.

Kaligrafi: Güzel el yazısı demektir. Hattatların yazdıkları sanat yazılarına denir.

Kapalı Kompozisyon: Resme alınan öğlerin tümünün, tablo sınırı içinde bırakıldığı kompozisyon türü.

Kartuş: Etrafı  kabartmalı bitki motifleri ya da silmelerle çevrili kitabeliklere denir. Kartuşlar bilhassa barok mimarisinde sık sık kullanılmıştır. Bu kartuşların içine yazılar, sancaklar ya da amblemler resmedilir.

Kırık Renk: Esas rengi biraz öldürülmüş renk.

Konstrüktivizm: 1913 ‘ten sonra görülen ve saf geometrik biçimleri benimseyen resim anlayışıdır. Bu tarz özellikle çağımızın mimarlık ve grafik sanatlar alanında önemli çalışmalarada olanak sağlamıştır.

Kaide: Bir sütunun oturduğu alt kısım. Mermer kaide de denir.


L


Lak: Bir tür vernik. İlk zamanlar lakın sadece siyah ve beyaz renkleri vardı. Sonraları altın ve gümüş rengine benzeyen tozların ilavesi ile yeni bir rengi elde edildi. Eğer 30-40 tabaka sürülürse kesilebilir tabakalar elde edilir. Lakı çinliler bulmuştur.

Leke: Resim yüzeyi üzerine boya ile yapılmış iz.

Logo: Her hangi bir marka,şirket ve firma isminin özgün bir yazı karakteri ile tasarlanması ve sürekli bu karakterin kullanılmasına denir. Örnek; coca -cola markasının hep aynı tasarımda kullanımı gibi.

Litografi: Bu baskıya düz baskı da denir. Suyun ve yağın bir birini itmesinden ve baskı taşının basacak ve basmayacak kısımlarının hazırlanmasından ibarettir. Bu baskıda sert kireç taşları(lito taşı) kullanılır. Bu teknik, Bavyeralı Senefelder tarafından 1796-98 yılları arasında bulunmuş ve geliştirilmiştir. İngres,Delacroix, Daumier, Gavarni, Goya, Lautrec bu tekniği uygulayan sanatçılardır.

Linolyum Baskı: Özgün bir baskı türü  Linol Baskı ,linolyum denen bir çeşit yer muşambası üzerine kazıma yöntemiyle kalıp hazırlama ve boya verme yöntemiyle basılır. Bu baskıya yüksek baskı da denir. Ağaç baskısı gibidir.

Lavi: Çini mürekkebini sulandırarak fırça yardımı ile yapılan resimlere denir. Bu resimlerde çini mürekkebi yerine tek renk suluboya da kullanılabilir.


M


Monotomi: Tek düzelik.

Monogram: Sanatçı isimlerinin başlangıç harflerine denir.

Modernizm: Çadaş anlayışa uyarak bilinen teknikler içinde sanat yapma görüşü ve mesleği, çağcılık. Modernizm, bu nedenle bir diğer anlamda yaratıcılıktan uzaklaşmayı, akademileşmiş modern anlayışı da ifade eder.

Modelaj: Kil gibi şekillendirmeye uygun malzemeleri şekillendirmeye denir.

Modle Etme: Resim ve heykelde form verme işi. Üç boyutlu gösterme  çabasıdır.

Modül: Bütünü oluşturan parçalar. En küçük parça, birim anlamında.

Minimal Sanat: Bu kavram, 1965 ‘te Filozof  Richard  Wolheim tarafından ortaya atıldı ve Amerikan sanatı çevresi içinde soyut ekspresyonizme  ve Pop-Art’a bir tepki sonucu gelişti. Bu akımın öncülerine göre sorun plastik objeler yaratmaktır.

Modülasyon: Farklı renk değerleriyle bir birine bağlı geçişler. Cezanne ‘ nin resimlerinde modülasyonu görmek mümkün.

Monografi: Yalnız bir sanatçının hayat ve eserleri hakkında yazılmış kitaba denir.


N


Naif: Çocuksu bir anlam ve yapım özelliği taşıyan,eğitim görmemiş amatör sanatçı ve bunların eserlerine denir.

: Çıplak insan konu alan resim.

Nüans: Renk ayrıntısı, renk derecesi.

Nokta: İki çizginin kesiştiği yere denir.  Hiçbir biçim özelliği göstermez.


O – Ö


Özgün: Orijinal,benzersiz,otantik.

Optik: Görsel etki.


P


Polikrami: Çok renklilik.

Psişik: İç tepkisel.

Piyasa Grafiği: Ticare piyasa grafiği. Kimlik simgesi( ekslibris), afiş, endüstrinin gerek duyduğu kutu resimlemeleri yani ambalaj tasarımları, kitap ve dergi resimlemeleri ve kapak resimlemeleri gibi. İlk kez 19 yy.’ da piyasa (endüstri ) grafiğine ihtiyaç duyulmuştur. 1975’ lerden sonra ise bilgisayar grafiği önemli bir yer tutmuştur.

Pitoresk Resim: Boyanın kendi güzelliğinin görünüşüne önem vererek yapılmış doğa resmi.

Panorama: Bir noktadan bütün çevrenin görünüşünü gösteren manzara resimlerine denir.

Perspektif: Doğadaki varlıklar,bize yakınsa gerçek ölçüleri ve renkleri ile görünür. Bizden uzaklaştıkça küçülüyor ve renkleri de soluyor hissini verir. İşte gözümüzün bu  görüş hissini resimde çizgi ve renk olarak gösterme işine Perspektif  denir.

Proporsiyon: Oran, nisbet.  Bir alanın dengeli ve ahenkli bölünebilmesi için büyük parçalarla küçük parçaların arasındaki orana  denir.

Profil: Bir şeyin yalnız yan taraftan bakıldığında görünen ve resmedilen şekli.

Primitif Sanat: İlkel sanat. İlk kavimlerin sanatı.

Plastik Sanat: Genel oralar boşlukta yer kaplayan sanatlara verilen ad.

Pigtogram: İşaret,gösterge,simge.  Kolay kavranan kavranılınca kolay unutulmayan(iz bırakan),işaret ve sembollere indirgenmiş bilgi ve mesaj taşıyıcılarıdır.

Paspartu: Ortası boş olarak,çerçeve şeklinde kesilmiş mukavva yada kartonlara denir. Resme daha rahat bakma kolaylığı sağlar.


R


Renk: Renk göz ile anlaşılan bir ışık tesiridir. Işığın eşya üzerine çarpması ile yansıyan ışınlardan gözümüzde meydana gelen duyumların her birine “renk” denir.

Sarı, kırmızı ve mavi renklerin (esas renkler) belli miktarlarda birleştirilmesi ile fizik (ışık bakımından) beyaz resim (boya bakımından) siyah meydana gelir. Buna da Akromatizm (renksizlik) denir. Zıt renklerin birleşimi ile beyaz ışık meydana gelir. Komplemanter iki renk boya olarak karıştırılırsa kahverengi- gri.. Işık olarak karıştırılırsa sarı ışık meydana gelir.

Rakursi: Kısa görünüş,modelin karşıdan,yandan bakıldığında çizgilerinin olduğundan kısa görünmesi.

Röprodüksiyon: Bir eserin aslına uygun kopya edilmesi.

Rötuş: Eser üzerinde sonradan yapılan düzeltmeler.

Ritm: Bir kompozisyonda farklı unsurların sıra ile belirli aralıklarla bir birini izlemeleri. Tekrarlar.

Refle: Eşya üzerindeki ışığın yansıması ile başka yüzeyler üzerinde meydana gelen aydınlatmaya denir.

Renk Perspektifi: Varlıkların gözden uzaklaştıkça küçülüyormuş gibi görünmelerinin yanı sıra  renkler de uzaklaştıkça soluyormuş gibi görünürler. Bu yüzden aynı şiddetteki renkten bize yakın olanı daha parlak, uzakta olan da daha donuk görünür. Buna renk perspektifi denir.

Rapido: Çini mürekkeple çizim yapılan sivri uçlu dolmakalem. Mimari çizimlerinde ve Grafik sanatlarında kullanılır.

Rutin: Yaratmaya dayanmayan ve meleke haline gelmiş bir yetenekle yapılan çalışma.


S – Ş


Sanat: Kasının doğayı işlemesi, kendi amaçlarına göre onu etkilemesidir.

Sanatçı: Güzel sanatların her hangi bir dalında yaratıcılığı olan,eser üreten kişi.

Sanatkar: Bir işi ustalıkla yapan.

Sanatsal: Sanata ilişkin sanatla ilgili.

Siluet: Bir cismin leke biçimindeki görünümü.

Sitilizasyon: Özelliğini bozmadan basitleştirilerek,esas görüntüsünü muhafaza eden çalışmalar.

Spatül: Ağaçtan saplı olan çelikten yapılmış ince bir levhadır. Mala biçiminde olan bu araç,boya karıştırmaya,resim üzerindeki fazla boyaları kazımaya ve farklı leke etkileri oluşturmaya yarar.

Serigrafi: Şablon baskı yöntemine benzer. Şablon olarak ince dokulu ipek bir bez kullanılır. Bu yüzden bu baskı yöntemine İpek Baskı da denir. Kapatıcı madde olarak emilsiyon kullanılır. Boya alması gereken yerler açık bırakılıp diğer kısımlar bu kapatıcı madde ile kapatılır ve istenilen renklerde baskı yapılabilir. Rakle yardımı ile boya kalıba yedirilir.

Simetri: Bir eksene göre iki yanda, aynı mesafede karşılıklı olarak yer alma. Bir eksene göre aynı mesafede olma.

Strüktür: Eş yada birbirleriyle sık bağlantılı, benzer formların iki yada üç boyut üzerinde tekrarlanmasından Strüktür doğar. Herhangi bir objenin iç yapısal dokusu anlamındadır.

Story – Board: Reklamcılıkta öykü tablosu anlamında kullanılır. TV için reklam amacıyla hazırlanmış bir filmin ana hatlarıyla grafik tasarımını anlıyoruz. Reklam filminin çekilecek her karesinin  çizilip boyanması ile tasarlanır.

Sinematografi: Hareketli resimlerle görüntü sanatı.

Somut: Nesnel olarak varlığı algılanabilen.

Soyut: Gözle görülüp algılanamayan, hissedilen.

Sangin: Demir oksitli, kiremit renginde bir boyadır. Sangin kalem olarak ve sulu tarzda Rönesans ve Barokta kullanılmıştır.

Statik: Sanat eserinde kuvvetlerin dengesi ile yapılmış eserlere “statik eser” denir.


T


Tezyinat: Süsleme, bezeme sanatı.

Turkuaz: Türk mavisi anlamına gelen turkuaz rengi yeşile çalan açık bir mavidir. Türk çinilerinde kullanılmıştır.

Tram: Matbaa dilinde kullanılan bir tür dokusal çalışmadır.  Baskısı yapılacak bir resim,zemin veya fonun farklı dokusallıklarda hazırlanmasına denir. Film olarak hazırlanıp istenilen renkler verilerek basılır.

Tekstür: Objelerin dış yapı özelliklerini gösteren dokularına denir.

Ton: Rengin ışığa göre aldığı derecelerine ton denir.

Tipografi: Farklı yazı karakterlerinden oluşturulmuş düzenlemelere ve bu tarz çalışmalara denir. Harf ve rakamlardan yola çıkılarak yapılan kompozisyon  düzenlemelere denir.

Tarnsformasyon: Bir konuda diğerine değişiklik getirmektir.

Tuş: Fırçanın tuval üzerinde sağa sola, aşağı yukarı hareket ettirmeden bıraktığı iz.

Taslak: Sonradan çalışarak bitirmek üzere, bir resim yada heykelin önceden hazırlanan şekli.


U – Ü


V


Vitray: Dekoratif amaçlı cam kesme, boyama ve süsleme tekniğidir. Temel malzeme cam olacak şekilde bir çok farklı uygulanış yöntemleri  vardır.

Valör: Bir rengin en açığından en koyusuna kadar olan dereceleri.


Y


Z


Zıtlık:karşıtlık.